Overthinking - Aşırı Düşünme
Hiç aynı düşünceyi defalarca zihninizde döndürdüğünüz oldu mu?
“Ya yanlış bir şey söylediyseniz?”
“Ya onlar aslında sizi sevmiyorsa?”
“Keşke o gün farklı davransaydınız.”
Sürekli düşünmek ya da her şeyi fazla analiz etmek sadece zihinsel bir alışkanlık değildir; aynı zamanda psikolojik iyi oluşunuzu doğrudan etkileyen bir süreçtir.
Bilimsel araştırmalara göre, özellikle Nolen-Hoeksema’nın (2000) çalışmaları, ruminasyonun — yani aynı olumsuz düşünceye sürekli dönmenin — kaygı ve depresyonla yakından ilişkili olduğunu göstermektedir.
Bilişsel Davranışçı Terapi’ye (BDT) göre, sizi zorlayan şey yaşadığınız olay değil, o olay hakkındaki otomatik düşüncelerinizdir.
Yani “Bunu söylediğim için herkes bana kızacak” gibi aklınıza gelen düşünceler, çoğu zaman gerçek değil; sadece zihninizin yarattığı inançlardır.
Aşırı düşünme, beyninizin otomatik pilota geçerek aynı düşünceyi döndürmesi gibidir. Ama gerçek şu:
Bir düşünceyi tekrar tekrar düşünmek, onu daha doğru yapmaz.!
Bu otomatik düşünceler fark edilmediğinde; kendinizi suçlama, geçmişte takılı kalma ve geleceğe dair yoğun kaygılar yaşama gibi sonuçlara yol açabilir. Zihin, durmaksızın olasılıkları, riskleri ve geçmişteki olayları yeniden kurgular. Ancak bu tekrarlar sizi çözüme değil, zihinsel yorgunluğa götürür.
Şunu unutmayın: Düşünceler zihninizde belirebilir ama siz düşünceleriniz değilsiniz. Onlara inanmak ya da onları yönetmek sizin elinizdedir.
Peki ne yapabilirsiniz?
1)Düşüncelerinizi yakalayın.
2)Kendinize şu soruyu sorun: “Bu düşünceye dair kanıtım var mı?”
3)Gerçekçi ve işlevsel alternatif düşünceler üretin.
Zihniniz size oyunlar oynayabilir. Ama bu oyunu fark etmek, dönüşümün ilk adımıdır. Düşüncelerinizi tanımak ve yönlendirmek, zihinsel özgürlüğe atacağınız en güçlü adımdır.
KAYNAKLAR:
Nolen-Hoeksema, S. (2000). The role of rumination in depressive disorders and mixed anxiety/depressive symptoms.
Ellis, A. (1962). Reason and Emotion in Psychotherapy.
Wells, A. (2009). Metacognitive Therapy for Anxiety and Depression.
