Sevilmek kesin bir gereklilik midir yoksa arzulanan bir seçenek midir?
Sevmek ve sevilmek şüphesiz insan doğası için oldukça önemli. Ancak bu kişide bağımlılık yaratacak düzeyde bir ihtiyaç haline gelirse kişinin bu ihtiyacı karşılamak adına kendi bağımsızlığından feragat etmesiyle sonuçlanabilir. Bu kişilik örüntüsü onun yalnız kalmasına ve yalnızlığın korkunç bir durum olarak algılanmasına sebep olabilir.
Dr.Burns’ün İyi Hissetmek isimli kitabından derlediğim bu bölümde “Sevgi Bağımlılığı” hakkında sizlerle konuşmak istedim.
İşte altını çizdiğim satırlar,
Keyifli okumalar dilerim:
“Bağımlılık kendi duygusal yaşamınızla ilgili sorumluluğu üzerinize almadığınız anlamına gelir.”
“Mutluluğu kendi içinde bulan kişiler kendileriyle barışık ve etrafa neşe katıyor olduklarından ötürü insanları bir mıknatıs gibi kendilerine çekerler.”
“Sevgi bağımlısı olan insanların dışarıya verdiği izlenim şöyledir. ‘Beni sahiplen! Benim doğuştan gelen bir değerim yok! Kendime dayanamıyorum’.”
“Kendinizi sevmeyi öğrendiğinizde, benlik değeriniz daha sürekli bir kaynak bulmuş demektir.”
“Sevgi, depresyonun çaresi olsaydı işimi bırakmam gerekirdi; çünkü tedavi ettiğim intihar eğilimli hastalarımın büyük çoğunluğu eşleri, çocukları, ebeveynleri ve arkadaşları tarafından gerçek anlamda sevilen kişilerdi. Sevgi etkili bir antidepresan değildir.”
✨Mutlu günler dilerim!
Kaynak:
Burns, D. D. (1980). İyi hissetmek: Yeni ruh sağlığı terapisi. (Çev. Uğur Gedik). Psikonet Yayınları.
